
Sonbaharla birlikte tatil dönemine girdik ama hava hala hiç soğumadı. Bulutsuz mavi gökyüzü ortalama 25 derece sıcaklıkla tatlı bir yaz yaşamaya devam ediyoruz.
Halloween hazırlıkları nedeniyle geçen hafta Arel’in okuluyla pumpkin patch’e gittik. Çocuklar orada oynadı, çiftlik hayvanlarını sevdiler, korku tünellerinden geçtiler.
Biz de süsleyeceğimiz kabağı alıp teknemize döndük. Hafta sonu Arel ve babası kabağı süsleyip törenle teknenin önüne koydular.

Halloween kutlatlaması bir sabah Arel’in okulunda bir de akşam yapıldı. Akşam yapılana oğlumu okulundan bir arkadaşı kendi mahallesinde birlikte şeker toplamak için çağırdı. Çok tatlıydılar.
Arel öyle heyeycanlandı öyle sevindi ki bizi de mutlu etti.
Bu aralar yine çok tatlı. Sabah altı gibi yanıma gelip sarılıyor öpüyor. Babasını uyandıramayacağını bildiği için saat yediye kadar birlikte oynuyor ve konuşuyoruz. Özellikle hayvanlara ve onların hayatlarına çok meraklı bana sürekli bu konularda soru soruyor. Gece avlanan kuşlar hakkında da konuşmayı çok seviyor. Geçen gün bana baykuşların gece uyandığını söyledi, uyanınca ne yapıyorlar diye sordum cevap olarak avlanırlar diyeceğini sonra da hangi hayvanları avladıklarını anlatmasını bekliyordum. Cevap olarak “uyanınca annelerini öperler” dedi. Bütün gün aklıma geldikçe güldüm.
Çok tatlı dilli oldu. Birinin üzerinde güzel bir elbise görürse hemen iltifat ediyor. Bana sık sık “Anne you are the prettiest girl in the world” diyor. Bunun gibi günlerce gülümseten sözleri var.

Ona önümüzdeki yaz belki Türkiye’ye gideceğimizi söylediğimden beri daha çok Türkçe konuşmaya gayret etmeye başladı. Aslında çok güzel bir sonbahar geçiriyoruz adı sonbahar kendisi yaz.
